Doğrusal ve Üstel Bakış: Geleceği Neden Yanlış Tahmin Ediyoruz?

Doğrusal ve Üstel Bakış: Geleceği Neden Yanlış Tahmin Ediyoruz?

Michael Anissimov şöyle der: "İlk insan ötesi zeka yaratılıp, ardından da özyinelemeli bir gelişim sürecine girdiğinde, benzerlerini öngörmeye bile başlayamayacağımız temel bir kopukluğun oluşması mümkündür."

1950'lerde efsanevi bilgi kuramcısı John von Neumann'ın şu tespiti yaptığı aktarılır: "Teknolojinin durmaksızın ivmelenen ilerlemesi, insanlık tarihinde toplumsal yaşamın bildiğimiz biçimiyle devam edemeyeceği bir tür temel tekilliğe (singularity) doğru yaklaşıyor gibi görünmektedir."

Von Neumann burada iki önemli gözlemde bulunur: Birincisi ivmelenme, ikincisi ise üstel büyümenin karşı konulmaz doğasıdır. Büyüme yavaşça, neredeyse fark edilmeyecek şekilde başlar; ama "eğri dirseğinin" ötesinde patlayıcı ve dönüştürücü bir hal alır.

Sezgiye Dayalı Doğrusal Bakış Yanılgısı

Gelecek yaygın olarak yanlış anlaşılmıştır. Atalarımız, geleceğin onların gününe oldukça benzeyeceğini düşünüyorlardı; çünkü onların bugünü de geçmişlerine çok benzerdi. İnsan beyni evrimsel olarak "Doğrusal" (Lineer) düşünmeye programlanmıştır.

  • Doğrusal Adım: 30 adım atarsanız (1, 2, 3...) 30 metre gidersiniz.
  • Üstel Adım: 30 üstel adım atarsanız (1, 2, 4, 8...) 30. adımda dünyanın çevresini 26 kez dolaşacak bir mesafeye (1 milyar metreye) ulaşırsınız.

Çoğu insan ve hatta uzmanlar, geleceği tahmin ederken "sezgiye dayalı doğrusal" bakışı kullanır. Oysa teknoloji tarihi, gelişimin "tarihe dayalı üstel" olduğunu kanıtlar.

21. Yüzyılda 20.000 Yıllık Gelişim

Modellerim, paradigma değişim hızını her on yılda bir ikiye katladığımızı göstermektedir. Yirminci yüzyıl, bugünün ilerleme temposuna doğru hızlanarak yaklaşmış; 2000 yılının ilerleme hızına göre 20 yıllık bir ilerlemeye eşdeğer başarı sağlamıştır.

Bunu başka bir biçimde ifade etmek gerekirse: 21. yüzyılda yaşayacağımız şey, 100 yıllık bir teknolojik ilerleme olmayacak; bugünün hızıyla yaklaşık 20.000 yıllık bir ilerlemeye tanık olacağız.

Bilim İnsanının Karamsarlığı

Birçok bilim insanı, kendilerini çağdaş sorunların zorluklarına öylesine kaptırırlar ki, uzun vadeli üstel büyümeyi göremezler. Buna "Bilim İnsanının Karamsarlığı" diyorum.

Örneğin 1990'da İnsan Genom Projesi başladığında, bilim insanları ilk yıl genomun sadece on binde birini çözebilmişti. Çoğu kişi "Bu hızla proje 100 yıl sürer" dedi. Ancak unuttukları şey, teknolojinin her yıl hızlandığıydı. Proje, tam zamanında, 15 yılda bitti.

Gelecek Artık Eskisi Gibi Değil

Kehanette bulunanların en büyük yanılgısı, ortaya çıkacak dönüşümleri, başka hiçbir şey değişmeyecekmiş gibi bugünün dünyasındaki tek bir eğilimin sonucu olarak ele almalarıdır. Marshall McLuhan'ın dediği gibi: "Önce biz araçları yaratırız, sonra da onlar bizi."

Gelecek artık eskisi gibi değil (Yogi Berra). Nano teknoloji ve yapay zeka ile maddeyi bilgiye dönüştüreceğimiz bir çağa giriyoruz.

Doğrusal ve üstel büyüme grafiği, teknolojik tekillik görseli
Doğrusal ve Üstel Bakış Arasındaki Fark

Hızınızı Hissediyor musunuz? 🚀

Son 10 yılda hayatınızda nelerin değiştiğini düşünün. Sizce önümüzdeki 10 yılda değişim hızı sizi korkutuyor mu, yoksa heyecanlandırıyor mu? Gelecek tahminlerinizi yorumlara yazın! 👇✨

Yorum Gönder (0)
Daha yeni Daha eski

EDHO Şu Yalan Dünya

Bahar Candan Dondurma Gibisin

La Casa De Papel Çav Bella

Vis A Vis Doruklara Sevdalandim

Tülay Maciran Melek Yüzlüm

Şemmame--HD--

Büşra Pekin Meyrik

Ertuğrul Polat Koşacaksın