8 May 2017

Kehanetler

Geçtiğimiz sayfalarda Üstün Güçlerin işaret yollama şekillerinden
bazılarını gördük. Bize yollanan işaretin anlamını biz tam olarak bilmesek bile aslında hepsinin belli bir anlamı oldu­ğunu öğrendik. Ruhlarla iletişim kurma yöntemlerini size önceki bölümlerde anlatmaya çalıştım.

Bize yollanan işaretler birer kehaneti gösteriyor. Kehanetler, 
gelecekteki önemli olayları önceden bildiren işaretlerdir. Su basması kuraklık gibi doğal afetleri haber veren kehanetler oldu­ğu gibi, bir zarın kaç kaç geleceğini tahmin etmek gibi kehanetlerde vardır. Bunların hepsi birer anlam taşıyabilir.

Kehanet 
ortaya atılır ardından olay kendisini gösterir.
Kehanetler iyi veya kötü olabilir. Ama iyi de olsa kötü de olsa her şey
Allah tarafından olduğu için kehanetler insanlara 
hazırlanmaları için verilen bir fırsattır. Böylece kötü bir olaydan az zarar görmek hatta hiç görmemek mümkündür.

Bu Üstün Güçlerin farkında olan çok az insan vardır. Eğer 
herkes bunlara dikkat edebilseydi dünyada çok az üzüntü ve mutsuzluk olurdu. Örneğin İkinci Dünya Savaşı’mn patlayaca­ğı önceden bilinseydi, çok daha iyi hazırlanılır, düşmanın kar­şısına daha iyi organize olmuş bir şekilde çıkılabilinirdi.

Oysa 
savaş bir taraftan düşmanın ilerlemesini engellemeye çalışıp di­ğer taraftan gerekli gemi, uçak ve tank teminine çalışmakla bo­şu boşuna dört yıl sürdü.Oysa Üstün Güçler bize bir çok kehanet işareti yollamışlardı.
Bunların arasında aşağıdakiler de vardı:

CHISHOLM HOLLOW ZIRHLI ATLI


Teksas’ın göbeğine sessizlik çöktükten kısa bir süre sonra

Kızılderililer ve Beyazlar bölgenin küçük vadisinden gelen birbirine çarpan esrarengiz metal sesleri duymaya başlamışlardı.Çoğu kişi bunu peri masalı'olarak kabul ettiyse de kimse bölgeye yaklaşmaya cesaret edememişti.

Sonunda bir çiftçi gidip vadideki 
kurtu yakalamaya karar verdi. Yerdeki hayvan izlerini incelemek için atından indiğinde duyduğu metal sesleri ve at nalı gürültüsü karşısında hayretler içinde kaldı. Vadide beyaz bir kısrağın üstünde parlak zırhıyla elinde mızrak sallayan bir şövalye gördü. Ve nerdeyse 20. yüzyılın başlarıydı!

Teksas’ın ortasında görünen Chisholm Hollovv zırhlı atlının

Sivil Savaştan bugüne Amerika'nın karıştığı her önemli savaş­ta bölgenin yerlilerine görünmeye devam ettiği bilinir. Her seferinde şangırtılar içinde belirir, gorunur sonra da sısın içine karışır. 

En ilginç kehanetlerden biri de hiç şüphesiz Başkan Kennedy’nin 
ölümüyle ilgili olanıdır. Başkan Kennedy ile Başkan Lincoîn’ün siyasi hayatlarında çok
büyük benzerlikler vardı.


— Her ikisi de Medeni Hukukla ilgilenirdi.

— Lincoln 1860’da, Kennedy ise 1960’da seçilmişti.
— Her ikisi de yanlarında eşleri varken ve Cuma günü öldürüldü.
— Her ikisinden sonraki Başkanın adı da Johnson’dı.
— Andrevv Johnson 1808’de; Lyndon Johnson ise 1908’de doğ­muştu.
— Adı Kennedy olan Lincoln’ün sekreteri kendisine öldürüldüğü gece tiyatroya gitmemesini tavsiye etmişti Aslında Lincoln bir hafta once rüyasında bir

başkanın öldürüldüğünü görmüş­
tü Adı Lincoln olan Başkan Kennedy’nin sekreteri de hü­kümetten bir çok kişi gibi, kendisine Dallas’a gitmemesini tavsiye etmişti.
— çok ilginç bir kehanet de Başkan Kennedy’nin öldürülmesinden bir gece önce eşiyle ayrı yatmaya zorlanmasıdır.
— Ben dahil yüzlerce insan, nedenini bilmediğimiz halde Baş­kan Kennedy’nin güvenlik önlemlerinden kaygılanmıştı. Washington’un meşhur kahini Jeane

Dixon halka, Başkanın ölü­
münden dört yıl önce ve en son bir ay önce suikastı haber vermişti. Tanınmış din adamı Billy Graham şöyle demişti:
‘Başkanın Teksas’a gitmemesi gerektiğini önceden hissetmiştim” ve ümitsizce Başkanı korumaya çalışmıştı.

Başkanın kendisi de bu konuda bazı şeyler hissediyordu. Yük
sek tirajlı aylık
aktüalite dergilerinden birinde birkaç ay önce 
başkanın söylediği şu sözler yayımlanmıştı: ‘Acaba beni kilisede mi vuracaklar merak ediyorum Ve 1963 yılının Mart ayında Milli Arlington Mezarlığı’nı ziyaret eden Başkan Kennedy
ağzından şu sözler dökülüyordu: “ Manzara burada o kadar güzelki sonsuza kadar burada kalabilirim.’’ Bunlar yetmiyormuş gibi o devirde yapılan tüm astrolojik kehanetler Başkan için son derece karanlıktı.

KEHANETLERE İNANMAK İSTEMEYEN ADAM


Kehanetlere inanmayan ve onları sıradan tahminler olarak 
görenlere kısa bir süre önce tüm gazetelerde yer alan Marceîlo N.’nin hikâyesini anlatmak istiyorum. Marcelîo da kehanetlere inanmanın çok saçma olduğunu düşünüyor ve Üstün Güçlerin işaretlerine aldırmıyordu. Roma’nın bir sokağında yürürken bir evi onarmakta olan bir işçinin merdivenini gördü. Marcello hiç
aldırmadan merdivenin altından yürüyüp karşıdan karşıya geç­mek için yolun kenarına geldi.

Tam o sırada Marcello trafiğin birden bire arttığını farketti 
ve beklemesi gerekti (birinci uyarı). Polis memuru geçmesini işaret etti, ancak geçerken birden yan tarafında bir acı hissetti (ikinci uyarı). “Bu yediğim bir şeyden dolayı olmalı” diye düşündü kısa bir süre durakladı ve merdivene doğru yöneldi. O sırada oradan geçen biri ona: ‘Dikkat edin! Böyle şeyler çok tehlikelidir diye bağırdı (üçüncü uyarı).

Marceîlo eliyle adama selam vererek teşekkür etti ama yine 
aldırmayarak merdivenin altından geçti. Tam o sırada merdivenin üstünde çalışmakta olan işçi elinden çekicini kaçırınca çekiç Marcello ’nun kafasına düştü.

Üstün Güç asla cezalandırmaz. O her yerde ve her zaman bize yardım etmeye çalışır. Bizlerse O’nrnı yolladığı Evrensel işaretlere dikkat etmeyip, yardımını geri çevirerek kendi kendimizi cezalandırırız.

Bu sayfalarda söz edilenlerin doğruluğu en iyi öîeki dünyadan 
gelen bir genç tarafından yazılan sözlerden anlaşılıyor. Bu yazıyı okumanızı ve üzerinde dikkatle düşünmenizi istiyorum.

Yaşamla ölümün arasındaki bütün farkın aşk olduğunu söylü­ 
yor. Ona göre, insan kalbinde ne kadar sevgi taşırsa o kadar yükselir.evrimin yükseklerine çıktıkça da, Tanrı’ya ve yaşamın ger­çek anlamına daha çok yakınlaşır. Bence dünyadaki en kutsal görev, insanların ruhlarına yardım etmektir. 
Eğer yolun nasıl olduğunu bilmiyorsanız, hiç kimseye kılavuzluk 
yapamazsınız.İşte size gelmemin nedeni bu ölümsüzlüğe giden yolu daha kolay bulabilmeniz için eğer siz de yalnız bir ruhun yaralarını sarmaya yardım ederseniz

Tanrı sizi de yanına alır böylece içinizde her zaman O ’nu 
taşırsınız.bu da sizi ölümsüz kılar. bana ulaşan bu sözler, gerçekten yaşamımın amacını belirledi.
Umarım sizin için de Öyle olur.

Eğer sahip olduğunuz (bu 
sayfalarda söylenen) doğal güçlerin ve kuvvetlerin farkına vardıysanız ve onları sevmeyi öğrendiyseniz, haydi Ölümsüzlük
Doktrinini gönlünüzce yaymaya başlayın.

Featured Post

Bahar Candan Dondurma Gibisin--HD--