28 May 2017

Etkileyici Damar Sözler 2017

Mola istiyorum hayat sabrettikçe üstüme geliyor gibisin.

Hayat alışılır ama unutulmaz.

Her bildiğini konuşma, ama her konuştuğunu bil.

Gerçekler kapalı rüzgârlarla avunur.

Hayat acımasızdır. Çünkü ders vermeden sınav yapar.

Ayakta ölmek, diz üstü yaşamaktan iyidir.

Başkalarını başına geldiği sürece her şey eğlencelidir.

Karanlıkta ağlamak, aydınlığı getirmez.

Sen ok gibi doğru dur. Bırak yay utansın eğriliğinden.

Ne yazık ki her yükselişin bir düşüşü vardır.

Merhamet sevgiye yakınsa, minnet onun aksine yakındır.

Aşk, insana vakar, ağırbaşlılık, hatta güzellik verir.

Sevda mavidir mavi ise umut sen yüreğini hep mavi tut.

Farklı olmak için değil mutlu olmak için yaşa.

Sen benim harikalar dünyasında yaşattığım prensesimsin.

Başarı yolunda sürat, isteğin şiddeti kadardır.

Sanma serseri sevmez, serseri severse araya kimse giremez.

Güzel günler zorlu duraklardan geçer sevdiğim.

Uymak yenilmekti senin yasana, yenilgiyi seçtim hayatım kaydı.

Yaşadın mı büyük yaşayacaksın, bütün evrene karışacaksın.

Umuda kurşun sıksa da ölüm, unutma umuda kurşun işlemez gülüm.

Konuşmadan önce düşün ki konuştuktan sonra düşünmeyesin.

Düşlerimin arkasında başka bir düş varmış ve ben bunu bilmiyormuşum.

Yeryüzündeki en harika insan sensin bebeğim seviyorum seni.

Hasret kapımda nöbetler tutuyor. Sevgilim uzak bir şehirde gözlerim onu arıyor.

Sen gülerken yanındakilerde güler. Ama ağladığında yalnız ağlarsın.
Kahpeliğin okulu yok. Ama nedense mezunu çok.

Bir gün biri başarırsa şayet, gelmiş geçmiş en büyük devrim “unutmak” olacaktır.

Seni içimde yaşatmak için neleri öldürdüm bir bilsen!

Ve bir anda hayallerin alt üst oldu değil mi! Yalnızlığa alış, kefen bile bir kişilik.

Çok gördük gemileri yakıp gidenleri, hepsi yüzerek geri geldiler!

“Sus” be yüreğim, bende biliyorum özlediğimi! Sus ki bilmesin özlediğimi!

Öyle karmakarışık bir haldeyim ki şimdi. Ağlaya ağlaya gülesim var.

Ne bileyim be sevgili. Öyle güzel baktın ki gözlerime, sevmek değil ölmek geldi içimden.

Her kurşuna yer var yüreğimde. Yeter ki sırtımdan vurmayacak kadar şerefli ol.

Artık hayattan bir şey istemiyorum. Benden aldıklarını geri verse yeter.

Suç benim değil ki. Şiir kokuyordu bakışların. Yazmamak gözlerine ihanet olurdu.

Boynu bükük duruyorsam eğer; içimden öyle geldiği için değil, yüreğimden gidenler olduğu içindir!

Cinayet saati neredeydin diye sorarlarsa eğer unutma; ‘Gidiyordum’ diyeceksin.

Bazen sadece onun sende bıraktığı izleri özlersin. Her şarkıda ayrı bir hatıra saklıdır sanki istesen de silemezsin.

Bırakın senin için ölürüm laflarını. Önce kendiniz için yaşamayı öğrenin, sonra başkası için ölürsünüz.

Varsın olmasın hayatta her istediğimiz. Biz olana “elhamdülillah” olmayana da “eyvallah” demesini biliriz.

Ekmeğim, aşım helal olsun yiyene, içene. Ama hakkım helal değil; dost gibi görünüp kuyumu eşene!

Sana ihtiyacım var dediğiniz kişi; eğer “neden” diyorsa gelmez, “ne zaman” diyorsa gönülsüz gelir, “nerdesin” diyorsa mutlaka gelir.

Susmak kabullenmek değil, cevaptır. Eğer insan kısa cümleler kuruyorsa, uzun yorgunlukları vardır.

Şimdi vur kendini. Unutulmuş bir şiirin son dizelerinde sonra yarım kalan bir şarkı ısmarla kendine. Bu kentte böyle ölünür.

Ah canım ciğerim, sevdiğim, iki gözüm, canımın cananı yâr. Tefsiri çok zor olacak ki. Okuyamadın gönlümü.

Dünyada “her erkeğe 3 bayan düşüyor” derler ya. Doğru olanda bu. Bir erkek kalbine 3 bayan sığdırmalı. “annesi, karısı ve kızı”.

Ne garip bir muamma en çok incittiğimiz kişilerin, aslında en sevdiklerimiz oluşu ne garip değil mi?

Dalında son bir yaprak olmaktır yaşamak ve asi rüzgâra direnmektir. Fırtına koparken bile ağız dolusu gülebilmektir her şeye inat.

Sen sevdiğin için sakın utanma, çünkü utanması gereken; sevildiğini bildiği halde sevmesini bilmeyendir.

Kan bağı neye yarar, can bağı olmadıktan sonra. Can bağıyla bağlı öyle dostlarım var ki; kan bağlarımı hiç aratmıyorlar bana.

Hayat sürekli bir tırmanıştır kimsenin emeğine ve yüreğine basmadan tırmanmak tırmanışın insancasıdır.

Gördüler ayrı ayrı vardıkları yerde, sonsuza dek sürecek yanlışlıklarını. Gördüler ayrı ayrı kaldıkları yerde, ayrı ayrı büyüyen yalnızlıklarını.

Kadın yüzünde ki sivilceleri bile fondötenle gizleyebiliyor. Sen, onun acı çektiğini nerden anlayacaksın ki.

Hassas yürekler taşıyoruz. Camdan, çatlayan, buğulanan, kırılan. Candan dost aramamız da bu yüzden, camdan anlayan.

Yaşamak uğruna ölmek bu olsa gerek, sevmek uğruna acı çekmek bu olsa gerek. Hayat uğruna savaşmak bu olsa gerek, peki ya senin uğruna üzülmek niye?

Biliyor musun şarkılara neden “parça” deniyor. İhtiyaç duyduğunda bazıları eksik bir yanını tamamlıyor.

Artık hayat, küçükken oynadığım kutu kutu penseye benziyor nerdeyse. Çünkü herkes bir bir arkasını dönüyor sadece.

Çok değişti artık devir çok, çıktı işler rayından. Karnı tok olup ”küfür” edeni de var. Karnı aç olup ”şükür” edeni de.

Bir kere girdimi aşk virüsü kanser gibi sarar, tüm bedeni ne öldürür nede güldürür, ruh bedende olduğu sürece süründürür.

Bilseydim dünyanın keşkelerden kurulduğunu küçükken ne olmak istiyorsun diye sorduklarında mutlu olmak istiyorum derdim!

Nereye atsam elimi kalp kırıklıkları batıyor avuçlarıma. Her adımda taştan da ağır sözler takılıyor ayaklarıma. Duymazlıktan gelebilseydim ne ala. Bakıyorum bu senenin hasadı da hüzün, ne koyacak yerim var artık ne de toplamaya mecalim.

Hani insan ağlamak ister, gözlerinden yaş gelmez, hani gülmek ister, yürekten gülmez. Hani birini bekler o hiç gelmez. İşte o zaman ölmek ister de ecel gelmez.

Featured Post

Bahar Candan Dondurma Gibisin--HD--